HEKİMSEN Logo

HEKİMSEN | Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası

Yükseköğretim Kurumlarındaki Ek Ödeme Yönetmeliği Hakkında | HEKİMSEN

Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarındaki ek ödeme yönetmeliği ile üniversitelerde döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemenin dağıtılmasında uygulanacak usul ve esaslar belirlenmiştir. Hekimsen olarak bu yönetmeliklerle ortaya çıkan haksızlıklar giderilene ve talep ettiğimiz tüm özlük haklarımızı geri alana kadar mücadelemiz devam edecektir.

Resmi Gazete’de yayımlanan "Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile üniversitelerde döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemenin dağıtılmasında uygulanacak usul ve esaslar belirlenmiştir. Bu yönetmeliği incelediğimizde görüyoruz ki:

  1. Yönetmeliğin geçerliliğinin 1 Ağustos olarak belirlenmesi 1 aylık mağduriyet oluşturmuş, geriye dönük ödeme sözü tutulmamıştır. Yanlışın düzeltilmesi için Hekimsen konunun takipçisi olacaktır.
  2. Taban ödeme katsayılarında Sağlık Bakanlığı ile aynı oranlar belirlenmiş. “Gelire katkısı olan” olarak tanımlanan grupta, taban ödeme adına, kurumlar arası eşitlik sağlanmıştır (Öğretim üyelerinin katsayısı 4,5 ve araştırma görevlilerinin katsayısı 3,4 olarak belirlenmiştir).
  3. “Gelire katkısı olmayan” olarak tanımlanan grupta sağlık bakanlığına oranla daha iyi katsayılar verilmiş (Öğretim üyelerinin katsayısı 4,0 ve araştırma görevlilerinin katsayısı 3,0 olarak belirlenmiştir) ve bu grupta mağduriyet bir miktar azaltılmıştır. Ancak “Gelire katkısı olamayan” tabirini biz sendika olarak uygun bulmuyoruz. Hekim adaylarına, preklinik bilimlerde bu eğitimler verilmeseydi klinik branş hekimlerinin varlığından da bahsedilemeyeceğini hatırlatıyoruz.
  4. Hekim olmayan öğretim üyelerine de, hekim olan öğretim üyelerine denk şekilde taban ek ödeme tanımlanmış olup yönetmelik amacı dışına çıkarılmıştır. “Gelire katkısı olmayan” diye tanımlanan bölümlerin bahsedilen gelire mutlaka bir katkısı varken ve onlara bu eşitlik sağlanmamışken, sağlık hizmetinin dışında olan akademisyenlere aynı oranda ek ödemeyi uygun bulmuyoruz. Bu durum; başka fakülteler için verilen diğer bir gelir türü varsa onun da hekimlere dağıtılmasını gerektirir. Bununla beraber Sağlık Bakanlığı ve Üniversite hastanelerinde birbirine denk kadro ve ünvanlarda çalışan hekimler arasında ücret adaletinin tam sağlanması durumunda sadece bu madde içerisinde tanımlanan uygunsuzluk özelinde sendikal haklarımızı kullanmayacağız.
  5. Taban ödemesi hakkında “mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışmakta olanlara ödenmez” ibaresi kullanılarak muayenehanesi olan öğretim üyelerine bu ödemenin yapılmayacağı belirtilmiştir. Ek ödeme ile herhangi bir alakası olmayan ve her akademisyene verilen bu ödemenin, mesaisini tamamlamış ve görevini yerine getirmiş hekimlere verilmemesini sendika olarak kabul etmiyoruz.  
  6. Teşvik ödemesinin hesaplaması performans sisteminden farklılaştırılmamıştır. Ödemenin nasıl hesaplanacağı açık uçludur ve üniversitelerin inisiyatifine bırakılmıştır. Bu durumun dağıtılan ek ödemede üniversiteler arası eşitsizliklere yol açacağı da görülmektedir. Dolayısıyla; eğer üniversitelerde dağıtılan herhangi bir ek ödeme tutarı, Sağlık Bakanlığına bağlı kurumların herhangi birinde ödenenden az olursa YÖK Kanununa zıt bir durum oluşacak ve hapis cezasını gerektirecek bir suç işlenmiş olacaktır. Sendikamız bu durumun takipçisi olacaktır. 
  7. “Kurumsal katkı puanını (A) alt birim bazında %50’sine kadar artırma veya azaltmaya Üniversite Yönetim Kurulu yetkilidir.” ibaresi ile hem teşvik ödemesinde adaletsizliğe hem de mobbinge kapı açılmıştır. Bu yetkinin sınırları ve gerekleri açıklanmamış olup gerekçesi belli olmayan bir yetki, sonuçları kabul edilemeyecek bir dogmaya neden olabilecektir. Bu durumda asgari olarak idari davaların açılması gerekecek ve kamu kurumları zaman ve maddi kayıplara uğrayacaklardır.  
  8. YÖK başkanının mahsuplaşma olmayacak demesine rağmen ilgili yönetmelikte buna açıklık getirilmemiştir. Devletin, yetkililerin sözleriyle değil mevzuatla yönetildiğini hatırlatıyoruz. Hekimsen bu konunun takipçisi olacaktır.
  9. “Ek ödeme, personele fiilen hizmete katkı sağladığı sürece verilebilir. 7 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere; resmî tatil günleri, idari ve nöbet izinleri, yılda yedi günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri, görevi sırasında veya görevinden dolayı Sağlık Bakanlığınca ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin süreleri aktif çalışılmış gün olarak kabul edilir.” yönergesi Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinden alınmıştır ancak bu durum hekimlerin resmi izinlerini kullanmalarına bile engel teşkil etmiştir. Artık yasal hakları bile engellenen hekimler toplumda yaşam standardı en kötü olan bireyler arasına girmektedirler. Öyle ki; yapılan çalışmalar hekimlerin toplum ortalamasından ortalama 18-20 yıl daha az yaşadıklarını göstermektedir. Sağlık Bakanlığı ve üniversiteler bu durumu bilimsel standartlarda araştırmalı çözüm yollarını bulmalıdırlar. Bu bağlamda resmi izinler hekimlerin sosyalleşmesini, dinlenmesini sağlayan en önemli yollardan biridir ve hiçbir şartla ek ödeme kesintisine yol açmamalıdır.
  10. Yabancı uyruklu kadrolar ve vakıf üniversitesi kadroları için herhangi bir düzenleme yapılmamış olması bu meslektaşlarımızın mağduriyetini devam ettirmektedir. Bu kadrolardaki hekimlerimiz aktif çalışan hekimler olup çalıştıkları kuruma SUT geliri kazandırmalarına rağmen ek ödeme almamaları büyük bir haksızlıktır.  Hekimsen bu konunun da takipçisi olacaktır.

Daha önceden de açıkladığımız gibi en düşük hekim maaşının en az 6 asgari ücret kadar olması talebimiz devam etmektedir. Yapılacak düzenlemeler için sahanın sesinin dinlenmesini, istişare yapılmasını defalarca dile getirmiş olmamıza rağmen Sağlık Bakanlığı ve YÖK tarafından istişare yapılmaksızın 3 ayrı yönetmelik çıkarılmış, bu yönetmeliklerle hekimler zaten fazla olan iş yüklerinin üzerine daha fazla iş yükü almak karşılığında bir miktar gelir iyileştirmelerine tabi tutulmuşlardır. Ayrıca Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerinde; disiplin cezası alma durumunda ek ödeme kesintisi yapılmasıyla, bu ülkenin en uslu ve özverili çocuklarının sendikal hak arama yolları kapatılmaya çalışılmıştır. Ek olarak; hekimlerin bir kesimine verileceği belirtilen ücretler bir kesimine verilmeyerek ayrıştırma ve bölme yoluna gidilmiştir.

Yayınlanan 3 yönetmeliğin sonuncusu YÖK yönetmeliği olmuştur. Bu yönetmeliğin getirdiklerini ve görüşümüzü kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Saygılarımızla.

Anahtar Kelimeler: Hekim Teşvik Ödemesi, Hekim Taban Ödemesi, Asistan Teşvik Ödeme, Hekimsen Ek Ödeme Basın Açıklaması, Hekimsen Yök Ek Ödeme, Hekimsen Sba Asistanları, Hekimsen Yök Asistanları, Hekimsen Üniversite Asistanları, Üniversite Ek Ödeme, Asistan Hekim, Hekim Hakları, Sağlık Bakanlığı, Yök Ek Ödeme Yönetmeliği Hakkında, Hekimsen Ek Ödeme Açıklaması, Hekimsen Basın Açıklaması, Hekim, Sağlık Bakanlığı, Hekim Hakları, Asistan Hekim, Yönetmelik, Ek Ödeme, Yök

2022 © HEKİMSEN | Artık Hekimsen Var
Developed with for HEKİMSEN

Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları
Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası