HEKİMSEN | Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası

Türk Tabipleri Birliği’nin 2. maddesi uyarınca, 19.02.1960 tarih ve 10436 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 6. maddesinde, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 18. maddesi gereğince, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 19. Maddesi uyarınca, mevzuatta belirtilen şartlar çerçevesinde hekim hastanın tedavisini üstlenmeyi reddedebilir.

Türk Tabipleri Birliği’nin 47. Genel Kurulunda kabul edilerek, 10-11 Ekim 1998 tarihinde yürürlüğe giren ve 2. maddesi uyarınca; “Türkiye'de hekimlik yapma hakkını kazanmış olup mesleğini uygulayan tüm hekimlerin uymak zorunda olduğu kuralları” düzenleyen, “Hekimlik Meslek Etiği Kuralları”nın 25. maddesinde de “Tedaviyi Üstlenmeme veya Yarıda Bırakma Hakkı” düzenlenmiştir. Buna göre;

“Hekim, ancak tıbbi bilgisini gerektiği gibi uygulayamayacağına karar verdiğinde ve hastasının başvurabileceği başka bir hekim bulunduğu durumlarda, hastanın bakımını ve tedavisini üstlenmeyebilir veya tedaviyi yarım bırakabilir. Yukarıdaki koşullarda tedaviyi bırakacak hekim, bu durumu ve hastanın sağlığının tehlikeye düşmeyeceğini hastaya veya yakınlarına anlatır ve onları tıbbi yardımla ilgili başka olanaklar konusunda bilgilendirir. İkinci hekimbulunmadan hekim hastasını bırakamaz. Hekim, tedaviyi üstlenen meslektaşına hasta hakkındaki tüm bilgileri aktarmakla yükümlüdür”

denilmektedir. Görüldüğü üzere, maddede belirtilen şartlar çerçevesinde hekimhastayı tedaviyi reddedebilir.

Keza 19.02.1960 tarih ve 10436 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 6. maddesinde;

“Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir.” düzenlemesi yer almaktadır. Dolayısıyla, hastanın bu tedaviyi kabul etmemesi durumunda hekim hastanın tedavisini üstlenmeyi reddedebilir.

Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 18. maddesi gereğince;

“Tabip ve diş tabibi, âcil yardım, resmî veya insani vazifenin ifası halleri hariç olmak üzere, meslekî veya şahsi sebeplerle hastaya bakmayı reddedebilir.”

Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 19. Maddesi uyarınca da;

“Tabip ve diş tabibi meslekî veya şahsi sebeplerle, tedaviyi bitirmeden hastasını bırakabilir. Ancak, bu gibi hallerde, diğer bir meslektaşın tedavi veya müdahalesine imkân verecek zamanı evvelden hesaplayarak hastayı vaktinde haberdar etmesi şarttır. Hastanın bırakılması halinde hayatının tehlikeye düşmesi veya sıhhatinin zarara uğraması muhtemel ise, diğer bir meslektaş temin edilmedikçe, hastayı terk edemez. Hastayı bu suretle terk eden tabip veya diş tabibi, lüzum gördüğü veya hasta tarafından talep edildiği takdirde, tedavi zamanına ait müşahade notlarını verir.” 

Maddelerden açıkça anlaşılacağı üzere, mevzuatta belirtilen şartlar çerçevesinde hekim hastanın tedavisini üstlenmeyi reddedebilir. Üstelik acil bir durum olmadığı ve başka bir hekimin de tedaviyi üstlenmesinin mümkün olduğu durumlarda, daha önce hastanın hakaret ve tacizkar tutumlarına hedef olmuş, hasta tarafından tedavisine ve mesleki bilgisine güvenilmeyen bir hekimin, hastayı başka bir hekime göndermesine engel olunmaması gerekir.

LLM. Av. Öykü Eşberk

2022 © HEKİMSEN | Artık Hekimsen Var
Developed with for HEKİMSEN

Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları
Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası