Online Üyelik
HEKİMSEN | Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası

Yaptığımız eylemler Sağlık Bakanlığında bir miktar karşılık bulmuşsa da taleplerimizi karşılamaktan uzaktır. Hekimler emekli olmaya çekinmekte, emekli doktorlar çalıştığı takdirde maaşında kesintiyle karşılaşmaktadır. Şiddet ve malpraktis yasaları net çözüm getirmemiştir. Şiddet devam etmekte, malpraktis konusu belirsiz kalmıştır. Maaş ve özlük haklarında palyatif çözümler yeterli olmamıştır.
Hekimlerin 1980 İhtilali döneminde başlayan ve yıllardır süregelen hak kayıpları ve itibar kayıpları son yıllarda sabır taşını çatlatmış, 2019 yılında Hekimsen’in kurulmasıyla hekim hareketini başlatmış ve sonraki süreçte hekimler sendikalaşarak eylem yapmaya başlamışlar ve haklı taleplerini dile getirmişlerdir. Eylemler Sağlık Bakanlığında bir miktar karşılık bulmuşsa da hekimlerin taleplerini karşılamaktan çok uzaktır.
Hekimlerin aylık gelirleri Maaş + Sabit + Taban + Teşvik + Nöbet ücretlerinden oluşmaktadır. Bunlardan yalnızca maaş kısmı emeklilik gelirlerine etki etmekte, diğerlerinin hem emekliliğe etkisi olmamakta, hem de tatmin edici miktarlara ulaşması için birçok parametrenin yerine gelmesi gerekmekte, aynı işi yapan hekimlerin gelirleri arasında bu parametrelerden kaynaklı uçurumlar oluşabilmektedir. Emeklilik gelirlerine etki etmemesi hekimlerin emekli olmaktan çekinmesine neden olmakta, çalışacak gücünü yitirmiş birçok hekim kendini çalışmak zorunda hissetmektedir. Diğer taraftan, hiçbir meslekte olmayan bir uygulamayla emekli doktorlar çalıştığı taktirde emeklilik maaşında ciddi kesintiyle karşı karşıya kalmaktadır. Ayrıca, eylemlerin sonucunda önümüze çözümmüş gibi konan yönetmeliklerle ek ödemelerde başlangıçta bir miktar artış olmuşsa da zamanla bu artış erimiş, hekimlerin alın terinin karşılığı olmaktan uzak kalmıştır. Yönetmeliklere konulan disiplin cezası alma durumunda ek ödemelerin kesilmesini gerektiren maddeler ILO sözleşmeleri, Anayasa ve kanunlarla garanti altına alınmış sendikal eylemlere engel teşkil ettiğinden hukuksuzdur. Bu da hukuksuz olarak verilen disiplin cezaları ve hukukun yavaş işlemesinden kaynaklanan cezanın kaldırılmasına kadarki süreç nedeniyle hekimin alın terinin gaspla alınmasına neden olmakta, hukuksuz uygulamalarıyla ILO sözleşmelerini, Anayasamızı ve kanunlarımızı çiğneyen yöneticilere yaptırım uygulanmaması bu yöneticilere cesaret vererek hekimlerin haklarını almasını sağlayacak sendikal eylemler karşısında engel teşkil etmektedir. Yönetmeliklerde bahse konu olan maddelerin iptali için her ne kadar sendikamız tarafından iptal davaları açılsa da sürecin yavaş işlemesi hak kayıplarının derinleşmesine neden olmaktadır. Hekimlerin başlangıç olarak çözülmesini beklediği olmazsa olmaz talepleri:
ŞİDDET
Sağlık kurumlarına girişlerde taşıma ruhsatı olsa bile her türlü kesici, delici, ateşli silahın sokulması kesin olarak engellenmelidir. Girişlere X-Ray cihazı ve metal dedektörü konulmalı ve aktif olarak faaliyet göstermelidir.
Kurum güvenlik görevlilerinin müdahale yetki ve sorumlulukları arttırılmalı, en az bir bekçi kadar eğitimden geçirilmeli ve özel şirket elemanı olmamalıdır. Güvenlik görevlilerine olay çıkaran hasta ve yakınlarına müdahale etmeme konusunda telkin verilmemelidir. Güvenliği sağlamada zaafa neden olan güvenlik görevlisi çalıştırılmamalıdır.
Şiddet uygulayanlara tutuklu yargılama ve caydırıcı ağırlıkta cezalar verilmeli, bu konuda yargı mensuplarının inisiyatifine bırakmayacak net mevzuat düzenlenmelidir.
MALPRAKTİS
Mesleki Sorumluluk Kurulu yalnızca hekimlerden oluşmalıdır. Zira hekimin sorumluluğunu, malpraktis ve komplikasyon arasındaki farkı ancak hekim olan en iyi şekilde bilebilir. Bu konuda da mevzuatta gereken değişiklik yapılmalıdır.
Malpraktis durumlarında ödenecek tazminatın tamamı sigorta tarafından karşılanmalıdır. Bu amaçla branş ve risklere göre sigorta primlerinin miktarları belirlenmelidir.
Kurumlar hekimin tanı ve tedavisinden elde edilen kazanca ortak oldukları oranda malpraktis riskinin getirdiği sigorta ve tazminat külfetine de ortak olmalıdır.
MAAŞ VE ÖZLÜK HAKLARI
En düşük hekim maaşı 6 Asgari ücret karşılığı net 51,000 ₺ olmalı, uzman hekim maaşları 8 asgari ücret karşılığı 68,000 ₺, asistan maaşları 60,000 ₺, akademisyen hekimlerin maaşları da kariyer derecelerine göre en düşük 80,000 ₺ den başlayarak bir profesör hekim için net 120,000₺ den aşağı olmamalı ve emekliliğe yansımalıdır. Öğretim üyeleri maddi açıklarını serbest çalışarak kapatmaya zorlanmamalı, mesailerini iyi hekim yetiştirmeye harcamalıdır. İbn-i Sina’nın “İlim takdir edilmediği yerden göç eder.” sözü bu konuda referans olmalıdır.
Saatlik nöbet ücretleri normal mesai saat ücretinin 1,5 katından az olmamalıdır. Acil servis ve riskli birim nöbet ücretleri de yine yukarıdaki orana göre daha yüksek olmak üzere makul katlarda artırılmalıdır. Fizyolojik olarak dinlenme saatlerinde gece çalışan bir hekimin mesaisini gündüz mesaisi ile eşit tutmak kabul edilebilir değildir. Mesai ücretlerinde 08-16 arasında 1 kat, 16-24 arasında 1,5 kat, 00-08 arasında 2 kat, hafta sonu ise bu katlara %25 ek, resmi tatil ve bayram günlerinde ise %50 artırım yapılmalıdır.
İcap nöbetlerine en az mesai ücreti kadar ücret ödenmeli, hasta başına gelme durumunda nöbet ücreti miktarı ödeme yapılmalıdır.
Aile Hekimlikerinin cari ödenekleri hesaplanırken sadece aile hekimliği giderleri olarak bakılmamalı; aile hekiminin aynı zamanda idari işler sorumlusu, personel sorumlusu, soğuk zincir sorumlusu, muhasebe sorumlusu, işletmecilik gibi mesleği ile alakalı olmayan görevleri de yaptığı unutulmamalıdır. Sağlık Ocağı döneminde onlarca personelle yapılan işi Aile Hekimliği sisteminde birkaç kişi ile yaparak personelden ve zamandan tasarruf edildiği gözardı edilmemelidir.
Ek ödemeler maaşın %20'sini aşmamalı, teşvik edici miktarlarda olmalıdır. İzin, rapor gibi yasal hakların kullanımı durumlarında ek ödeme kesintisi yapılmamalıdır.
Vergi dilimleri birleştirilerek tek vergi dilimi olarak %15'e sabitlenmeli, brüt asgari ücret kadar miktar vergiden muaf olmalıdır.
Kurumlardaki doktorların görevlerini daha verimli yapabilmeleri için yeterli sayıda ve koşullarda dinlenme odaları olmalıdır.
Kurumlarda sunulan yemekler, hekimlerin sağlığına ve tıbbi ölçütlere uygun kalite ve miktarda olmalıdır.
MHRS randevuları, hastaların başvuru sayısına göre değil; doğru tedavinin yapılabilmesini sağlayacak bilimsel sürelere göre verilmelidir.
Yapılan önceki seçimde vaat edilen yıpranma payı, geçmişe yönelik olarak verilmelidir.
Devlet Hizmet Yükümlülüğü kaldırılmalı, personel açığı olan bölgelerde yüksek ücret ve sosyal haklar sunularak cezbedici özellikler kazandırılmalıdır.
TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranları, hekimlerin harcama kalemlerindeki artışın çok altında kalmaktadır. Bu nedenle, maaş artışları ve aile hekimlerinin cari ödenekleri, harcama kalemlerindeki artışa endekslenmelidir.
Sağlık sektörünün motor gücünü hekimlerin oluşturduğu unutulmamalıdır. Ne yazık ki, Sağlık Bakanlığı bürokratlarının neredeyse tamamı bürokrat olmaya ehil hekim kalmamış gibi, yardımcı sağlık personeli ve tıp dışı mesleklerde doktor olup hekim olmayan ve sağlık konusunda eğitim almamış kişilerden oluşmaktadır. Bu durumun ne bilimsel ne de yönetimsel bir izahı vardır. Hekim olmayan bürokratların büyük bir çoğunluğunun maalesef hekimlerin haklarını gasp etmek üzere çalıştıkları acı bir gerçektir. Hatta bu durum, bilinçsizce "Hekim Sağlık Bakanı olmasın" şeklindeki uygunsuz açıklamalara bile neden olmuştur. Çıkarılan hukuksuz yönetmelikler de bürokratların yeterli ehliyete ve bilgiye sahip olmadığının açık göstergeleridir. Bu durumun ivedilikle düzeltilmesi gerekmektedir ve bürokratların çoğu hekimlerden oluşmalıdır.
Hekimlik Meslek Kanunu acilen çıkarılmalı ve hekimler özel kanunlarla yönetilmelidir.
Hekimsen'in bu talepleri; hekimlerin aldıkları zorlu eğitim süreçleri, mevcut çalışma şartları ve diğer risk faktörleri göz önüne alındığında oldukça mütevazi taleplerdir. Unutulmamalıdır ki, hekimlerin huzurlu olduğu bir sağlık sistemi, geçmişteki iktidarlara oldukça yüksek oranda oy kazandırmıştır. Hekimlerin mutsuzluğunun doğal olarak toplum nezdinde tersine etkilere neden olacağı, bütün siyasi parti liderleri tarafından anlaşılmalıdır.
Tüm sorunlarımızın çözümü için Sağlık Bakanlığı bugüne kadar gerekli iradeyi ortaya koymamış, yasal çizginin dışına hiçbir şekilde çıkmayan sendikaları ve hekim örgütlerini yok saymıştır. Bu şekilde, diyaloga kapalı ve antidemokratik bir tavır sergilemiştir. Hekimsen her zaman sorunların diyalogla çözülmesi taraftarıdır. Bu amaçla, bakanımızdan randevu talep etmiş ve mektuplar yazmış olsak da, girişimlerimiz adeta duvara çarpmıştır.
İçinde bulunduğumuz seçim atmosferinde, siyaset üstü duruşumuz nedeniyle eylemlere ara verildiğini tarafımızdan defalarca dile getirdik. Artık seçime çok az bir süre kalmıştır. Seçimden sonra yönetime kim gelirse gelsin, beklentimiz, sorunlarımızın ve önerilerimizin dinlenilmesi ve diyalog yoluyla çözüme kavuşturulmasıdır.
Bu maksatla seçim sonrasında iş başına geçecek Sağlık Bakanımıza ve mecliste oluşturulacak sağlık komisyonuna sunulmak üzere bir brifing hazırlayacağız. Bu brifingde, sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi dile getireceğiz.
Diyalogla çözüm olmadığı takdirde, vatandaşlarımız maalesef bu sağlıksız sağlık sistemi içinde öğütülmeye devam edecektir. Ülkemizin en uzun ve en zor eğitim sürecini tamamlamış hekimlerimiz devam eden adaletsiz uygulamalar sonucunda yurt dışına gitme veya özel sektöre geçme gibi alternatifleri değerlendirmek zorunda kalacaklar ve bunun sonucunda zarar gören yine maalesef vatandaşlarımız olacaktır.
Hekimsen, bu kötü gidişat diyalogla durdurulmadığı taktirde her türlü demokratik hakkını kullanmak zorunda kalacaktır.
Anahtar Kelimeler: Hekimsen, Doktor İş Bırakma Eylemleri, Hekim İş Bırakma, Hekim Emeklilik Maaşı, Doktor Emeklilik Maaşı, Sağlıkta Şiddet Hekimsen, Malpraktis Hekimsen, Hekimsen Maaş Talebi, Hekimsen Teşvik Ödeme, Hekimsen Basın Açıklamaları, Sağlık Bakanlığı İş Bırakma
Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları
Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası
2026 © HEKİMSEN | Artık Hekimsen Var
AllJect Design & Development & SteelSoft | Developed with for HEKİMSEN













