HEKİMSEN Logo

HEKİMSEN | Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası

Üye kartınızı oluşturdunuz mu?

Üye Kartı Oluştur
Marmara Üniversitesi Cerrahi Bilimler Temsilcimiz Bıçaklı Saldırıya Uğramıştır (1 Aralık 2022) | HEKİMSEN

Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Yoğun bakımında hasta yakınları tarafından ölüm tehditleri alarak, bıçak çekilerek darp edildi. Hekime şiddet ne zaman son bulacak? Sağlıkta şiddetin önüne ne zaman geçeceksiniz? Kendini tedavi eden doktora şiddet gösterenlere hak ettikleri ceza ne zaman verilecek?

Şiddete uğrayan hekimimizin kaleminden:

Yazıklar Olsun!

30 Kasım 2022 tarihi 18:00 de Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Yoğun bakımında hasta yakınları tarafından ölüm tehditleri alarak bıçak çekilerek darp edildim. 

50'li yaşlarda hasta acile göğsünde çok şiddetli bir ağrı olmasıyla başvuruyor. Tomografi çekiliyor ve maalesef aort damarı yırtılmış, yırtık şah damarlarına kadar ilerlemiş. İnsanın hayatında başına gelebilecek en ölümcül durumlardan biri, acilen ameliyata alınıyor. Ameliyat dışında yaşama şansı maalesef yok.

Sabah 08:00'de ameliyata giriliyor. Ameliyat tam 10 saat sürüyor, 18:00 de ameliyat sonlanıyor. Hem aort damarı, hem aortun dalları yapay damar ile değiştiriliyor. Bir insanın yeryüzünde belki de olabileceği en kapsamlı ve zorlu ameliyatlardan birini geçiriyor, 81 ilin 60'ında bu ameliyatı yapabilecek ne ekip ne cerrah yok.

Daha önce hastayı hayatları boyunca görmemiş cerrahlar içinse çok uzun ve yorucu bir mesai oluyor. Yemeksiz, susuz, ihtiyaç molasız, ayakta 10 saat devam eden bir ameliyat. Her yeri ter içinde ekip ameliyatı bitiriyor. Ameliyatta planlanan her şey yapılıyor, bundan sonra hastanın önünde kritik saatler var. Hastanın genel durumu ve uyanıklığı yakından takip edilecek.

Normalde 20-30 saniye sürer. Hasta iyi veya kötü denir. Her şeyi tek tek anlatıyorum. Tam 11 dakika(kamera kayıtlarına göre) duraksamadan konuşuyorum. 

Cerrahi ekipten biri olarak ameliyathaneden çıkıyorum, yoğunbakıma geçiyorum. Hasta yakınları meraktadır, daha fazla merakta kalmasınlar diye önce bilgi vermek istiyorum. Sonra bişeyler yer, tuvalete giderim nolucak ki diyorum. Yakınlarını çağırtıyorum, 30-40 kişi geliyor. Dert etmiyorum, empati yapıyorum. Çok büyük bir ameliyat geçirdi hasta, telaşlıdır yakınları, herkes birinci ağızdan duysun beni diye hepsini etrafıma topluyorum. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlatıyorum. Hepiniz ameliyat sonrası bilgi almışsınızdır, normalde 20-30 saniye sürer. Hasta iyi veya kötü denir, birkaç başlıca ayrıntı verilir ve takip edeceğiz denir. Meraklı bakışları görünce onların anlayacağı dilde her şeyi tek tek anlatıyorum. Aort yırtılmalarının nasıl olduğunu, nasıl seyrettiğini, ameliyatta neler yaptığımızı, sonrasında bizi nelerin bekleyebileceğini. Tam 11 dakika(kamera kayıtlarına göre) duraksamadan konuşuyorum. Sordukları tüm soruları cevaplıyorum. Bana içlerinden birçoğu Allah razı olsun diyor, Teşekkür ediyor. Yaptığımız işten gururlu bir şekilde yüzüm gülerek içeri giriyorum. 

Yoğun bakıma içeri girmişken arkamdan biri bağırıyor “Doktorrr!!!!! Doktorrrr!!!!!”. Dönüyorum adamın biri bana yürüyor, omuz atıyor. Hastayı görmek istediğini haykırıyor. Daha yoğunbakıma gelmediğini, biraz sonra geleceğini söylüyorum. Yine de Covid önlemleri gereğiyle başhekimlik kararıyla yoğunbakımda görüş olmadığını iletiyorum. O sırada başka bir yakını bu saldırganı durdurmak için koşuyor ve tutmaya çalışıyor. Saldırganı sakinleştirmeye çalışıyorum, şaşkınlığımı gizleyemiyorum. Elimizi öpmesi lazımken, hiç tanımadığımız biri için 10 saat ter dökmüşken, yaşama şansı sıfır olan birine bir şans tanımışken anlam veremiyorum. Hemen uzaklaşmıyorum o yüzden, saldırgana sakin olmasını söylüyorum. Saldırgan duvarlara yumruk atıyor, cihazları tekmeleyip cihazları kırıyor. Bir anda elini arka pantolon cebine atıyor, bıçak gibi sivri bir cisim çıkarıyor, “Seni Öldürürümmm!!” diye bağırarak üstüme koşmaya çalışıyor. Hemşireler bıçağı görüp kaçmam için çığlık atıyor. Bıçağı görür görmez hemen ters yöne koşuyorum, saldırgan yakınının elinden kurtuluyor ve peşimden 50 metre koşuyor. Hızla yangın merdivenlerine koşup kapıyı arkamdan kapatıyorum, kalbim güm güm atıyor. Kalan yakınları da koşup saldırganı tutup geri götürüyorlar.

Bir şekilde bana yetişse bıçaklanacağım. Ne için peki? Benim sebep olmadığım bir hastalığı 10 saat emek vererek düzeltmeye çalıştığım için.

O esnada yakını saldırganı tutmasa, koşarken ayağım takılıp düşsem, bir şekilde bana yetişse bıçaklanacağım. Ne için peki? Benim sebep olmadığım bir hastalığı 10 saat emek vererek düzeltmeye çalıştığım için. Bana saldıran adam babası için hayatı boyunca hiç 10 saat aç kaldı mı, hiç 10 saat babasının iyiliği için beli delice ağrıyana kadar ayakta kaldı mı?

Yazıklar olsun. Binlerce kez yazıklar olsun, hakkımı helal etmiyorum. Verdiğim emek, akıttığım ter. Karşılığı bu mu? Hepsine yazıklar olsun.

Anahtar Kelimeler: Doktora Sopalı Saldırı, Hekime Şiddet, Doktora Şiddet, Hekimsen Şiddet, Hekimsen Hekime Şiddet, Sağlıkta Şiddet, Sağlıkta Şiddet Hekimsen, İstanbul Hekime Şiddet, Pendik Eah Kalp Damar Cerrahisi, Pendik Eah Saldırı, Marmara Üniversitesi Sağlıkta Şiddet, Marmara Üniversitesi Hekime Şiddet

Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları
Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası

2023 © HEKİMSEN | Artık Hekimsen Var
AllJect Design & Development | Developed with for HEKİMSEN