Online Üyelik
HEKİMSEN | Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası

Basında, Şanlıurfa'da özel bir hastanede doğum yaptıktan sonra sevk edildiği diğer hastanede hayatını kaybeden vatandaşımızla ilgili haberleri derin bir üzüntüyle takip ettik. Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz.
Basında, Şanlıurfa'da özel bir hastanede doğum yaptıktan sonra sevk edildiği diğer hastanede hayatını kaybeden vatandaşımızla ilgili haberleri derin bir üzüntüyle takip ettik. Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz.
Ancak bu acı olayın ardından başlatılan hukuki ve medyatik süreçte, kabul edilmesi mümkün olmayan ciddi hak ihlalleri yaşanmaktadır.
Basın Etiği Ayaklar Altına Alınmıştır
Henüz yargılama süreci devam eden ve hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan meslektaşımızın, kamuoyu önünde adeta mahkûm edilerek hedef gösterilmesini şiddetle kınıyoruz. Toplumda tutuklanan kişinin üzerine haksızca “kesin suçludur yoksa neden tutuklansın” yaftasının vurulduğu bir ortamda hukuken fahiş bir hata olarak tutuklanması, sonrasında tahliye ettirilse bile kabul edilemez!
Toplumdaki bu yanlış kabulü en ince ayrıntısına kadar bilen basının ve medyanın, en ağır suçlarda bile şüphelilerin isimleri gizleyip yalnızca baş harflerini paylaşırken, birçok basın organında meslektaşımızın adının ve görselinin açıkça yayınlanması basın meslek ilkelerine ve etiğine tamamen aykırıdır. Basının ve duyarsız sosyal medya kullanıcılarının meslektaşımızı bu şekilde paylaşması, meslektaşımızı ve mesleği hedef haline getirmekten başka bir amaca hizmet etmemektedir.
Çifte Standart ve Hukuksuz Tutuklama
Sağlık çalışanlarına yönelik fiziki şiddet vakalarında dahi tutuklama kararı verilmezken, meslektaşımızın jet hızıyla tutuklanmasını hayret ve teessüfle karşılıyoruz.Bu haksızlığa karşı Hekimsen başta olmak üzere, pek çok hekim ve sağlık örgütüyle birlikte sosyal medya üzerinden tepkimizi dile getirdik. Sivil toplum kuruluşlarının ve meslektaşlarımızın gösterdiği bu haklı refleks, nihayet Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirmiş ve bakanlık tarafından konuya ilişkin bir kamuoyu açıklaması yapılmıştır.
MESLEĞE VE DEONTOLOJİYE SAHİP ÇIKMAYANLARI DA KINIYORUZ
Mesleğini icra ettiği için, hasta bakarken ya da görevinin başındayken bir meslektaşımızın ansızın tutuklanmasına karşı sessiz kalan STK ve meslektaşlarımızı da anlamak mümkün değildir. Bu zamana kadar ilk defa bir hekim, hakkındaki koruyucu hükümlere riayet edilmeksizin, kastının olup olmadığı araştırılmaksızın, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın mesleğinin başındayken tutuklanmıştır. Hekim camiası için bu durum, mesleğin geleceğini yakından ilgilendirdiği gibi halihazırda mesleğini icra ederken de bir çok tereddüt, endişe ve stres yaşamasına neden olacaktır.
Söz konusu fahiş hukuki hataya karşı meslektaşlarımızın ve hekim STKlarının sessiz kalmasını kabul edemiyoruz. Cevap Bekleyen Ciddi Sorular
Yaşanan bu süreç, sağlık sistemimiz ve hukuk güvenliğimiz açısından son derece düşündürücü sorunları barındırmaktadır
- Yasal Prosedür Neden Çiğnenmiştir?
Kanunen Mesleki Sorumluluk Kurulu’nun izin vermesi gerekirken, savcılık makamının doğrudan tutuklama kararı vererek bir hekimi ve anneyi mağdur etmesi açık bir hukuk ihlali değil midir?
2. Sağlık Bakanlığı Neden Pasif Kalmıştır?
Sağlık Bakanlığı, adli süreçlerdeki bu hukuksuzluğa karşı hızlıca müdahil olmak için neden STK'ların sosyal medya baskısını beklemiştir? Eğer bu toplumsal tepki oluşmasaydı, meslektaşımızın mağduriyetine göz mü yumulacaktı? Bakanlık, olayları sadece seyreden bir kurum mu, yoksa çalışanlarının haklarını gözeten ve düzenleyen bir merci midir?
3. Defansif Tıp Bir Devlet Politikası mı Oluyor?
Hekimleri hatalı malpraktis mevzuatlarıyla ve hukuki baskılarla köşeye sıkıştırarak riskli vakalardan kaçınmaya (defansif tıp uygulamalarına) zorlamak bir devlet politikası haline mi gelmiştir?
4. Yetkili Sendikalar ve Sivil Toplum Kuruluşları Neden Sessizliğe Gömülmüştür?
Toplu sözleşme masasında oturma yetkisini elinde bulunduran ve çalışanların haklarını en gür sesle savunması gereken sağlık iş kolundaki malum sendikalar, meslektaşımızın bu mağduriyeti karşısında neden derin bir sessizliğe gömülmüştür? Meslektaşımızın kamuda çalışmaması haksızlık karşısında susmaya bahane midir? Sağlık çalışanları, kendilerinin ve meslektaşlarının haklarını, can güvenliğini ve hukukunu umursamayan bu yapılara üye kalmaya daha ne kadar devam edecektir?
5. Çözüm Hazırken "Hekimlik Meslek Kanunu" Neden Geciktirilmektedir?
Üzerinde yoğun emek harcadığımız ve her detayını titizlikle hazırladığımız "Hekimlik Meslek Kanunu", hem bu tür vahim hukuk kazalarını önlemede hem de hekimliğin kronikleşmiş pek çok sorununu çözmede hazır bir reçete olarak önümüzde durmaktadır. Sektörün geleceğini ve hekimlerin hukuki güvenliğini koruyacak bu hayati kanunun çıkarılması neden ısrarla geciktirilmektedir?
Sonuç ve Kararlılık Beyanımız
Meslektaşımıza uygulanan bu açık hukuksuzluğu ve yargısal hatayı Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) şikayet edeceğimizi; meslektaşımızın haklarını hukuki zeminde sonuna kadar savunacağımızı ve bu yanlışın hesabını soracağımızı, olayın ayrıntıları netliğe kavuştuğunda ortaya çıkacak senaryolara göre kanuni sınırlar çerçevesinde iş bırakma da dahil her türlü girişimi planladığımızı ve gerçekleştirmeye hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz
Anahtar Kelimeler: Hekimsen, Hekimsen Dava, Malpraktis, Malpraktis Davası, Hekimsen Bilgilendirme, Hekimsen Son Dakika, Şanlıurfa, Şanlıurfa Malpraktis, İş Bırakma, Eylem, Malpraktis Haberleri
Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları
Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası
2026 © HEKİMSEN | Artık Hekimsen Var
AllJect Design & Development & SteelSoft | Developed with for HEKİMSEN













