HEKİMSEN Logo

HEKİMSEN | Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası

Kısa Vadeli Yol Haritası, Yönetmelikler ve Eylemsellik Hakkında Basın Açıklaması | HEKİMSEN

Temel taleplerimizin karşılanamaması, adaletsiz ve hatalı yönetmeliklerin hekimlerin sorunlarını çözememesi, şiddet olaylarının aynı şekilde devam ediyor olması ve hekim maaşlarının yoksulluk sınırının altında kalması gibi sebepler ile kötü gidişatı durdurmak için iş bırakma eylemlerini yeniden gündeme getireceğimizi meslektaşlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunarız.

Sağlık bakanlığı tarafından “Beyaz Reform” adı altında yayımlanan yönetmelikler maalesef hekimlerimizin ve sağlık sisteminin sorunlarına çözüm olamamıştır, bundan sonrası için de benzer mantık ile yapılacak düzenlemeler hiçbir zaman çözüm olamayacaktır. Son dönemde yayımlanan her üç yönetmelik de bilimsellikten uzaktır ve sahanın beklentilerini karşılamamış, sorunlarını çözmemiş, muayene ve tedavi koşullarını daha da kötü bir noktaya getirerek vatandaşların “muayene olduklarını zannetmelerine” sebep olmuştur. Bu yönetmelikler sebebi ile hasta ve hekim ilişkisinde iki taraf da tatminsiz, iki taraf da mutsuz kalmışlardır.

Yönetmeliklerde belli başlı hekim grupları (İl/İlçe Sağlık Müdürlüklerinde, Toplum Sağlığı Merkezlerinde, 112 Komuta Kontrol Merkezlerinde, 112 Ambulansında, Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünde çalışan hekimler ve cezaevinde çalışan diş hekimleri, Adli Tıp Kurumu asistanları) kapsam dışı bırakılmış, yalnızca hekimleri ilgilendiren bu yönetmeliklerin kapsamı içine hekim olmayan öğretim üyeleri dahil edilirken; hastane gelirine katkıda bulunduğu halde özel sektörde çalışan hekimler ve preklinik branşlarda çalışan hekimler mağdur edilmiştir. Hekim dışı akademisyenlerimizin haklarının verilmesi gerektiği, bilimsel çalışmalarının desteklenmesi ve hatta bu konuda teşvik ücretleri almaları gerektiği açıktır ve tarafımızca desteklenmektedir. Yapılacak bu iyileştirmeler hekimler için ayrılan bütçeden değil, kendilerine ayrılacak özel bir bütçe ile yapılmalıdır. Hekim olan akademisyenlerimiz ise geçinebilmek için mesai dışı hasta bakmaya mecbur bırakılmışlardır. Yapılması gereken, bu akademisyenlerimizin eğitim vermek ve araştırma yapmak dışında endişelerinin olmayacakları net gelire kavuşturulmasıdır. "Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder" diyen İbn’i Sina’nın sözü unutulmamalı ve bu değerli bilim insanlarımız gözden çıkarılmamalıdır. 

Bu yönetmeliklerde ayrıca belirli branşlara hakaret niteliğinde ve aslı olmayan şekilde “gelir getirmeyen” tanımlaması yapılmıştır. Bu branşlar; gereksiz sağlık harcamalarını önleyen, toplumu hastalıklardan koruyan, tıp biliminin ilerleyişini sağlayan branşlardır ve bu branşların yokluğunda klinik branşların varlığından bahsedilemez.

Birçok üniversitede hekimlere ek ödemeleri hala verilmemiştir. Bu şekilde YÖK kanunu da çiğnenmiş ve suç işlenmiştir. Tıp onuru zedelenmiş, hekimlik mesleğinin itibarı bir kez daha ayaklar altına alınmış, sorunların çözümü yerine üzeri kapatılmaya çalışılmış, adalet sağlanamamış, hekimlerin talepleri bir kez daha yok sayılmıştır.

Kapsam içine alınan hekimlerde de durum farklı değildir. Uzun vadede sürdürülebilirliği garanti altına alınmamış ve emekliliğe yansımayacak olan bu ek ödeme uygulaması, yönetmelikteki tüm sorunların yanında ayrıca “daha fazla çalışma” ve hukuka aykırı şekilde “idari ceza almama” şartlarına bağlanmıştır. Sonuç olarak yapılan düzenlemeler hekimleri niteliksiz hasta muayenesine zorladığı için sağlık masraflarını arttıracak ve bu durum uzun vadede hekimlerin gasp edilen haklarını almalarına engel olacaktır.

Vadedilen ek ödemelerin, uyarı cezaları gibi idari cezalar ile kesilebileceği tehdidi, şu anda mevcut olan “idareci mobbingi”nin artışına sebep olacaktır; çünkü yapılan bu tehdit, eylemsellik konusunda kanuni haklarını kullanan hekimleri korkutmak yolu ile caydırma politikasının izlerini taşımaktadır.

Açlık sınırının 7.245 liraya, yoksulluk sınırının ise 23.600 liraya yükseldiği ülkemizde hiçbir vatandaşımız açlık sınırının altında yaşamayı hak etmemektedir. Toplumun yapılaşması bakımından dört tabakada incelenen toplumsal piramitte en üst tabakada yer alan hekim grubunun sosyoekonomik olarak da üst seviyede yer alması gerekmektedir. Tüm dünyada, sistem bu şekilde işlemektedir. Vergi dilimlerinin yapılan maaş zamlarına göre düşük kalması da yapılan artışların bir bölümünün vergi olarak geri alınmasına neden olmakta, hekimlerin alım gücü yapılan iyileştirme oranında artmamaktadır. Bu sorunun çözümü adına vergi dilimlerine ya da maaşlara bir düzenleme getirilmelidir. 

Yönetmelikler üzerine haftalardır konuşulmasına, tartışılmasına, iş bırakma eylemlerinin yapılmasına rağmen YÖK ve SBA kadrosundaki ücret farklılıkları hala ortadan kaldırılamamıştır. Hekimsen, kadro ayrımının karşısındadır. Bürokratik sebepler, bütçenin bağlı olduğu kurum ya da hekimin bağlı bulunduğu kurum, alınacak ücreti değiştirmemelidir. Eşit çalışma koşullarına sahip olan, aynı işi yapan hekimler arasındaki gelir eşitsizliği kabul edilebilir bir durum değildir. İş barışına zarar veren bu durumu düzeltmek için daha ne kadar beklenilecektir?

Aile hekimlerini koruyucu sağlık hizmetlerinden uzaklaştıran ek ödeme yönetmeliği, hasta memnuniyetini bilimselliğin önüne koyarak kantiteye kaliteden daha fazla önem vermekte, kayıtlı nüfusu adeta bonus gibi göstermekte, aile hekimlerini “çok hasta bakma” şartlı ödeme sistemine mahkum etmektedir. Aynı sistem, Hastalık Yönetim Sistemi ile çok uzun takip sürelerini şart koşmakta ve bu şekilde kendi içinde tutarsızlıklar oluşturmaktadır. Yönetmelikler aile sağlığı merkezi cari gider ödeneklerinin, gider kalemlerinin altında ezilmesine neden olmaktadır.

Beyaz reform bu haliyle gerçek beyazlıktan uzaktır. Mevzuatlar her zamanki gibi "Ben yaptım oldu" mantığı ile aceleye getirilerek hazırlanmıştır. Konuyla ilgili sivil toplum örgütleriyle ve sahadaki hekimlerle istişare yapılmamıştır. Sonuç olarak hekimlerin bir kısmında emekliliğe yansımayan aldatıcı bir iyileştirme yapılırken; bir kısım hekim de hiçbir iyileştirme yapılmadan yoksulluk sınırının altında bırakılmıştır.

Mevzuatta yapılan düzenlemeler göz boyamaktan öteye gidememiştir. Malpraktis yasasının uygulamada neler getireceği hala netleşmemiştir. Sağlıkta şiddet için çıkarılan yasa şiddeti önleyememiştir ve şiddet aynı şekilde devam etmektedir. Sağlıkta şiddete karşı talep ettiğimiz hemen hiçbir talebimiz uygulamaya alınmamış, güvenliğin hala sağlanamadığı sağlık birimlerine silahla dahi girilebilir hale gelinmiştir. Sağlıkta şiddet suçu katalog suçlar kapsamına alındığı halde sağlık teröristlerinin salıverildiği haberleri hala gelmeye devam etmektedir.

Hekimsen olarak yapılan mevzuat düzenlemelerinin yeniden gözden geçirilmesi, bu süreçte sahanın ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınması konusunda ısrarcıyız. En düşük hekim maaşının maaş tazminatları hariç, emekliliğe yansıyacak şekilde, tek kalemde ve 6 asgari ücrete denk olacak şekilde düzenlenmesi, adil bir vergilendirme sistemi oluşturulması, çalışma saatlerinin gelişmiş ülkelerdeki gibi haftalık en fazla 40 saatle sınırlandırılması, hekimlerin maaş kesintisi korkusuyla yıllık izin almaktan ya da hastalanınca rapor almaktan çekinmeyip aksine sağlığını tehlikeye atmadan gerektiğinde rahatça raporunu kullanabilmesi ve yıllık izin almaya teşvik edilerek yıllık izin kullananlara ikramiye verilmesi ile hekimin çalıştığı süre için ödüllendirilmesinin sağlanması, mesai dışı çalışma saatlerinin tamamının nöbet ücreti katsayısıyla ücretlendirilmesi, riskli birimlerde çalışan hekimlere yıpranma payı hakkı tanınması, hekimlerimiz için hastanelerde konforlu ve ihtiyacı karşılayan dinlenme odalarının yapılması gibi taleplerimizden vazgeçmiş değiliz. 

Eylemlerin durabilmesi için birçok sivil toplum kuruluşunun da destek verdiği asgari 3 talebimizi tekrarlıyoruz:

  1. Sağlık kurumlarına girişlerde metal dedektörü gibi uygulamaların etkin kullanılması; delici ve kesici aletlerin, ateşli silahların, elektromanyetik silahların ya da biber gazı gibi silahların girişine engel olunması sağlanmalıdır.
  2. Sağlık kurumlarına bu tür silahlarla girenlerin veya girmeye çalışanların tutuklu yargılanması ve hapis cezasına çarptırılması, tekrarı halinde ise alacakları hapis cezasının para cezasına çevrilmeden verilmesi sağlanmalıdır. Şahsın bu tür silahları sağlık kurumuna suç işlemek maksadıyla soktuğunun anlaşılması halinde cezanın para cezasına çevrilmeden direkt hapis cezası şeklinde uygulanması sağlanmalıdır.
  3. En az maaş alan hekimin, maaş tazminatları hariç, dünya standartlarında olduğu gibi asgari olarak en çok maaş alan diğer bir sağlık çalışanının 3 katından ya da asgari ücretin 6 katından az olmayacak bir maaş alması sağlanmalıdır.

Bu temel taleplerimiz maalesef karşılanmamış, bu talepler yerine yalnızca günü kurtaracak bir poliklinik hizmeti ortaya çıkarılmaya çalışılmış, sağlık bütçesi farklı kalemlere aktarılmış, sorunlar çözülememiştir. 

Cumhurbaşkanımızın 14 Mart’ta vermiş olduğu sözler, bürokrasi ve medya tarafından yapılmış olarak gösterilmiş ancak yapılmamış, devletin en yüksek kademesinin sözleri yerde bırakılmıştır. 

Mutlu, işini aşkla ve bilimin ışığında yapan hekimler olmadan halkın sağlığından da mutluluğundan da söz edilemez. Hekimsen, sorunların çözümünün sağlanması sonrasında eylemlerin sonlandırılması, hekimlerin ve toplumun mutlu olduğu doğru bir sağlık sisteminin taraftarıdır. Ancak taleplerimiz yerine getirilmeden eylemlerin durdurulması söz konusu olmayacaktır. 

Tüm bu sebeplerle, bu kötü gidişatı durdurmak için iş bırakma eylemlerini yeniden gündeme getireceğimizi meslektaşlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunarız.

Anahtar Kelimeler: Hekimsen Eylem, Hekimsen Grev, Hekimsen Yönetmelik Açıklaması, Hekimsen Eylem Açıklaması, Hekimsen İş Bırakma Eylem, İş Bırakma Eylemi, Doktor İş Bırakma Eylemi, Hekim İş Bırakma Eylemi, Hekim Sendikası İş Bırakma Eylemi, Hekim Eylemleri, Sba Kadrosu Ödeme, Sba Kadrosu Ek Ödeme, Aile Hekimliği Yönetmeliği, Aile Hekimliği Ek Ödeme, Yök Ek Ödeme, Yök Ek Ödeme Yönetmeliği

Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları
Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası

2022 © HEKİMSEN | Artık Hekimsen Var
AllJect Design & Development | Developed with for HEKİMSEN