Online Üyelik
HEKİMSEN | Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası

Sağlık hizmetinin niteliği, yalnızca kaç hastaya randevu verildiğiyle ölçülemez. Asıl mesele, hekimin hastasına ne kadar zaman ayırabildiği, muayenenin tıbbi gerekliliklere uygun yapılıp yapılmadığı hekim ve sağlık çalışanlarının hangi koşullarda hizmet sunduğudur.

Bugün yeniden hatırlamamız gereken temel nokta da budur: Hekim emeğini ve hasta hakkını birlikte koruyan insani çalışma düzeni; 1974’te Çizilen Sınır: Günde En Fazla 20 Hasta
1974 yılındaki Tababet Uzmanlık Yönetmeliği, uzman hekimlerin günlük hasta yükü konusunda net bir yaklaşım ortaya koyuyordu. Buna göre bir uzman hekimin günde en fazla 20 hastaya bakması öngörülüyor; bu sayının aşılması durumunda çözüm olarak hekime daha fazla hasta yüklenmesi değil, ek uzman görevlendirilmesi esas alınıyordu.
Bu yaklaşım, sağlık hizmetinin yalnızca niceliğini değil, niteliğini de önceleyen bir anlayışın göstergesiydi. Çünkü muayene, sadece hastanın şikâyetini dinlemekten ibaret değildir. Hekimin hastayı değerlendirmesi, gerekli soruları sorması, fizik muayene yapması, tetkikleri incelemesi, tanı ve tedavi planını oluşturması zaman gerektirir.
Bugün: Dakikalara Sıkıştırılan Muayeneler
Günümüzde ise birçok uzman hekimin karşısına bir günde 60, 70, hatta 80 hasta çıkarılmaktadır. Bu tablo, çoğu zaman sistemin “daha çok hastaya hizmet verdiği” şeklinde sunulsa da gerçekte hem hasta hem hekim açısından ciddi bir yük oluşturmaktadır.Hasta sayısı artarken muayene süresi kısalıyorsa, burada gerçek bir ilerlemeden söz etmek mümkün değildir. Çünkü sağlık hizmetinde hız, tek başına başarı ölçütü olamaz. Hekimin hastasına yeterli zamanı ayıramadığı, hastanın kendini yeterince ifade edemediği, tıbbi değerlendirmenin dakikalara sıkıştırıldığı bir sistem; sağlık hizmetinin niteliğini zayıflatır.Bu durum yalnızca hastayı değil, hekimi de tüketir. Sürekli artan hasta yükü, yoğun çalışma temposu ve zaman baskısı; hekimlerin mesleki dikkatini, emeğini ve ruhsal dayanıklılığını zorlayan bir yapıya dönüşmektedir.
Daha Çok Randevu Değil, Daha Nitelikli Sağlık Hizmeti
Sorunun çözümü, hekimin önüne daha fazla hasta koymak değildir. Çözüm; hasta yoğunluğunu doğru planlamak, muayene sayılarını tıbbi hizmetin niteliğini koruyacak şekilde sınırlandırmak ve ihtiyaç duyulan branşlarda ek uzman görevlendirmektir.Sağlık hizmeti, yalnızca sistemin işleyişi açısından değil, insan hayatı açısından değerlendirilmelidir. Her hasta, yeterli süre ayrılmış, dikkatli ve nitelikli bir muayeneyi hak eder. Her hekim de mesleğini baskı altında, tükenmişlik sınırında değil; insani ve bilimsel koşullarda icra etme hakkına sahiptir.
Hekimsen Sendikası olarak talebimiz açıktır:
Hekimlere insani çalışma koşulları sağlanmalı, hasta muayene sayıları tıbbi hizmetin niteliğini koruyacak şekilde sınırlandırılmalı ve ihtiyaç halinde ek uzman görevlendirilmelidir.
Bu talep yalnızca hekimlerin çalışma koşullarına ilişkin değildir. Aynı zamanda hastaların nitelikli sağlık hizmeti alma hakkının da gereğidir.Bugün ihtiyacımız olan şey, geçmişe nostaljik bir bakış değil; sağlık hizmetinde niteliği esas alan, hekimi ve hastayı birlikte koruyan o “altın standart”ı yeniden hatırlatmaktır.
Anahtar Kelimeler: Altın Standart, Hekim Emeği, Hasta Hakkı, Tababet Uzmanlık Yönetmeliği, 1974, Muayene, Çalışma Standartı, Yönetmelik, Tıbbi Gereklilik, Sağlık Hizmeti Niteliği
Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları
Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası
2026 © HEKİMSEN | Artık Hekimsen Var
AllJect Design & Development & SteelSoft | Developed with for HEKİMSEN













